Abdurrahim Rumi



Sarı Danişmend lakabıyla tanınan Emir Aziz Efendinin oğlu olan Abdürrahim, II.Murad devrinde yaşamış bir mutasavvıf-şairdir. İlk tahsilini memleketi olan Merzifonda yaptıktan sonra Mısıra gider. Orada Suhreverdiyye tarikatının Zeyniyye kolunun kurucusu Zeynüddin el-Hafiye intisab ederek sülük’ünü tamamlar. 1428de, metni Nefahat Tercemesinde yer alan halifelik icazeti ve bazı önemli kitapları okutma izni alır. Şeyhi ile birlikte Horasana giderek orada birkaç yıl kalır. Horasan’da iken şeyhi bütün müridlerine bir dal getirmesini söyler. Herkes en güzel dalları getirirken o sadece kuru bir dal getirir. Şeyhi neden kuru bir dal getirdiğini sorunca:-Efendim, bütün nebatat Allah’ı (cc) zikrediyordu. Bu aciz dervişiniz zikretmeyen ancak bir bu kuru dalı bulabildim der.Bu anekdotun benzeri, Amasya Ziyaret kasabası evliyalarından Hicabi Baba için de anlatılır.Bir aşk kütüğü yaktık, diyar-ı Ruma attık, diyen Hafinin emriyle memleketine döner. 1431de Çelebi Sultan Mehmed Medresesine müderris olarak tayin edilir ve ölünceye kadar irşadla meşgul olur. Rumi mahlasıyla yazmış olduğu şiirlerinden Tövbe ya rabbi hata rahına gittiklerime/Bilip ettiklerime bilmeyip ettiklerime beytiyle şöhret kazanan Abdürrahimin İrşadü’l-enam, Vesaya, Divançe-i İlahiyyat ve Işkname adlı eserleri olduğu kaydedilir.Onun hakkında on altıncı kuşaktan torunu Berin Taşan tarafından 1975te bir çalışma yapılmıştır. Harmanlar Mahallesinde bir sokağa adı verilmiş olan Abdurrahim i Rumi’nin şahsi eşyalarından bir büyük tesbih ve ayet nakışlı bir aynanın varislerinde bulunduğu söylenmektedir. Cami Cedit Mahallesi Atatürk Caddesi / Eren Sokak’taki hazirede yer alan zatlardan bazılarının isimleri şöyledir; Hacı Hafız Efendi (1821-1875), Abdurrahim Rumi’nin on dördüncü batından torunu ve Aziz, Bakiye, Naci, Hami Recai Taşan’ın babası Sadibeyzade Hamdi Efendi (1881-1916), eşi Ruhiye Taşan (1882-1958), şair Eyüb Sabri kızı Nuriye Hatun (1863-191?), Sabri Taşan (1886-1919), Rumi’nin oğlu Şeyh Lütfullah Çelebi (öl.1503), Nesrin Taşan (1924-1942). Abdurrahim Nizameddin Ruminin mezar taşındaki kitabede, 1390 yılında Merzifonda doğduğu, Akşemseddin ile yakın dost olduğu Fatih tarafından Anadolu Velilerini temsilen İstanbula davet edildiği, İstanbul alındıktan sonra 1458 yılında vefat ettiği yazılıdır.Abdurrahim Rumi Vakfiyesi için bkn. (PDF)

1 yorum:

Abdurrahim Baran dedi ki...

sayın taşan abdurrahim rumi ye ait basılı eserleri (kendine ait )var mı??