Burmalı Minare Camii



Anadolu Selçuklu Hükümdarı Gıyaseddin II. Keyhüsrev zamanında, Veziri Necmeddin Ferruh Bey ve kardeşi Haznedar Yusuf Bey tarafından 1237-1247 yılları arasıdan yaptırıldığı sanılmaktadır. Ancak, Yapının inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Caminin bitişiğinde Ferruh Bey’in mezarı bulunduğu için, camiyi yaptıranın da Ferruh Bey olduğu tahmin edilmektedir. Damadı İzzeddin Mehmed Pervane Bey de 1300 yılında vakıflarını tanzim etmiştir.
Deprem ve yangınlarda zarar gören cami birkaç kez onarım görmüştür. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde, minaresinin ahşap ve isminin de Mahkeme Camisi olduğundan söz etmiştir. 1730 yılındaki büyük yangında, yanan caminin ahşap minaresi, bu defa taştan burmalı olarak yapılmış ve cami de ismini minaresinin şeklinden almıştır. 1939 depreminde de büyük zarar gören cami 1958 yılında onarım geçirmiştir.
Dikdörtgen planındaki cami, Anadolu Selçuklularının ilerlemiş kubbeli cami tipindedir. Kuzey cephesine göre sağda minare, sol köşede ise türbe yer almaktadır. Türbe "Cumudar" adıyla da bilinmektedir. Camiyi batı ve doğu cephelerinde dörder pencere aydınlatmaktadır. Caminin esas yapısı, Selçuklu mimari üslubunu taşımakla birlikte burmalı minare daha çok Osmanlı özelliği göstermektedir. XVII.yüzyılın başlarında yapılmıştır.
Caminin ibadet mekanı kıble duvarına dikey, iki sıra örülerek meydana getirilmiş tek taşıyıcı ayak ile üç sahana ayrılmıştır. her sahan üç bölüm olmak üzere, tüm mekân 9 bölümlüdür. Bölümleri birbirinden ayıran payeler birbirine sivri kemerlerle bağlıdır. Orta nefteki bölümlerin üzeri kubbelerle örtülü olmasına karşılık yan neflerden kıble duvarına yakın birer bölüm çapraz, diğerleri beşik tonozla örtülüdür. Caminin kuzey cephesi süslemelerle bezelidir.
Caminin kuzeydoğusundaki Türbe, kare kaide üzerine sekizgen planlıdır. Kare kaideden sekizgene geçmek için köşeler üçgen şekilde kesilmiştir. Kesme taştan yapılmış olup, diğer mezar anıtları gibi iki katlıdır. Birinci kattaki oda, bir süre kütüphane olarak kullanılmıştır.
Zemindeki mahzen bölümünde ise, günümüzde Amasya Müzesi’nde sergilenen, Şehzade Cumudar’ın mumyası bulunmakta idi. Bundan dolayı bu türbeye "Cumudar Türbesi" de denmektedir. Ancak, türbe, Ferruh Bey’e ait olup, türbede Ferruh Bey ile oğlu Yusuf Bey gömülüdür. Türbenin doğu, batı ve kuzey kısmında birer pencere yer almaktadır. Batı yönündeki pencere oldukça süslemelidir.

1 yorum:

La Tahzen dedi ki...

Çok teşekkür ederim yazı için ayrıca siteme ziyaretlerinizi bekliyorum http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/